NETFLIX’e savaş açan STEVEN SPIELBERG’e, NETFLIX’ten cevap geldi! Peki sizce kim haklı?

Netflix ile Spielberg arasındaki tartışma kızışıyor...

Geçtiğimiz yıl Netflix’in Icarus belgeseliyle Oscar’da “En İyi Belgesel” ödülünü almasıyla Steven Spielberg, internet yapımlarının Oscar’da yarışmaması gerektiğini açıklamıştı. Spielberg, internet platformlarının filmlerinin televizyon filmi kategorisinde yarışmasının mantıklı olduğunu, sırf ödüllere aday olabilmek için kısa süreliğine sınırlı sayıda salonda vizyona girmelerinin de bunu değiştirmeyeceğini söylemişti. Evet, eğer bilmiyorsanız böyle bir şey var. Bazı ödül törenlerinde yarışan filmer için vizyona girmiş olma zorunluluğu olduğu için Netflix, filmlerini kısa süreliğine çok az sayıda salonda gösterime sokuyor.

Neyse devam edelim. Önce bir özet geçtim ki, bu savaşın geçtiğimiz yıla dayandığını bilin.

Sadece Spielberg değil, Christopher Nolan dahil çok fazla yönetmenin de görüşü internet platformlarının filmlerinin ödül törenlerinde yarışmaması gerektiği.

Henüz yeni geride bıraktığımız 2019 Oscar Ödülleri’yle bu tartışma yeniden gündeme geldi. Netflix’in Roma filmiyle En İyi Film dahil 10 dalda aday gösterilmesi ve 3 heykelciğin sahibi olması, tartışmayı tekrardan alevlendiren etken oldu. Steven Spielberg, önümüzdeki ay düzenlenecek Akademi toplantısında Netflix filmlerinin Oscar’da yer almaması gerektiğini ve bazı kural değişiklikleri yapılması gerektiğini dile getireceğini açıkladı.

Ardından birkaç yönetmen de Netflix’i savunan açıklamalar yayınlayıp internet alemi de -haliyle- Netflix’i savununca, Spielberg’e olan tepkiler oldukça büyük bir hal aldı.

Tüm bu olanlardan sonra da Netflix, cevap vermekte gecikmedi.

“Sinemayı seviyoruz. Bunlar da sevdiğimiz başka birkaç şey: Sinemaya gitme imkanı olmayan ya da yaşadığı yerde sinema salonu olmayanların filmlere erişmesini sağlamak, içeriklere aynı anda her yerde herkesin ulaşabilmesini sağlamak ve sinemacılara sanatlarını paylaşmaları için yeni yollar açmak.”

Tabii Spielberg’in bu talebiyle gerçekten kural değişikliğine gidilirse neler olur diye düşünmeden edemiyor insan. Mesela bu yılın ekim ayında vizyona girecek; Martin Scorsese’nin Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci gibi usta isimleri bir araya getiren Netflix yapımı yeni filmi The Irishman’in Oscar’da yer alması bekleniyordu. Bunun gibi birkaç film daha var aynı beklentiyi oluşturan.

Benim fikrim, filmlerin nerede yayınlandığının hiçbir önemi olmadığı. Evet, filmlerin sinemada izlenmesini gerektiğini düşünen gerçek bir sinema tutkunu olabilirsiniz. Buna saygım sonsuz. Çünkü internet platformlarıyla birlikte insanların sinemaya daha az gitmeye başlayacağından ve sinemanın yavaş yavaş yok olacağından korkuyorsunuzdur. Bunu kimse istemez tabii ki ancak sanatın ne şekilde ve nerede icra edildiğinin zerre önemi olduğunu düşünmüyorum. Ortada estetik kaygıyla oluşturulmuş, emek verilmiş, sanatın gerektirdiği gibi “doğru”yu değil “güzel”i karşı tarafa izlettirmiş bir film varsa; her türlü ödül töreninde yarışabilmeli.

Yani Spielberg abicim, sen istiyorsan yine internet platformlarından film izlenmesine karşı ol ama ödül töreni falan gibi sebeplerle olmasın bu. Neyse, saygımız büyük.

Siz bu konuda ne diyorsunuz? Son zamanlarda gerçekten insanları ikiye bölen bir konu zira.

Kategori
FİLM
Emirhan Ayyıldız

Spor aşığı. İnternet, dijital medya ve tasarım meraklısı. Hip-Hop bağımlısı. Filmleri, dizileri, teknolojiyi ve gündemi yakından takip eder. Ha, bir de şu an içinde bulunduğunuz sitenin kurucusu.
Yorum yok

Yorum bırak

*

*

BENZER