MARTIN SCORSESE’nin “MARVEL filmleri SİNEMA DEĞİL” açıklamasına birçok oyuncudan tepki geldi, peki kim haklı?

Sinema gündemini sarsan bu konu gittikçe uzamaya başladı...

Herkes bilir ki sinema muhteşem bir sanat dalıdır ve bu sanatı bugüne dek zenginleştirmiş kişiliklerden biri de usta yönetmen Martin Scorsese’dir. Kendisi geçtiğimiz günlerde çıkmış Joker filmine destek vermesiyle ve yakın zamanda Netflix işbirliğiyle çıkacak son filmi The Irishman ile gündemdeydi.

Ancak son günlerde bu projelerden çok Marvel filmleri hakkında yaptığı açıklamalarla konuşuluyor. Gelin, kendisinin ne anlatmak istediğini, haklı olup olmadığını ve ona gelen tepkilerin neler olduğunu detaylıca inceleyelim. Başlamadan uyarayım, kronolojik olarak her açıklamaya yer vereceğimden ötürü yazı biraz uzun olacak.

 

Scorsese’nin İlk Açıklaması

Scorsese, gelen reaksiyonlara bağlı olarak birden fazla kez yorumlarını dile getirdi. Empire dergisine verdiği röportajdaki ilk açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Bu filmleri izlemiyorum ama denedim, biliyor musunuz? Birer sinema örneği değiller. Açıkçası aktörlerin ellerinden gelenin en iyisini yaptığı tema parkları gibi geliyor. İnsanların duygusal ve psikolojik deneyimlerini başka insanlara aktardığı sinema bu değil.”

 

İlk Cevap: Samuel L. Jackson

Tyler Perry’nin Atlanta’da açtığı yeni film stüdyosunun açılışında konuşan Nick Fury aktörü: “Bu, Bugs Bunny’nin komik olmadığını söylemek gibi bir şey. Film filmdir. Onun filmlerini de sevmeyenler var. Herkesin bir fikri var, yani sorun değil. Bu, kimsenin film yapmasını engellemeyecek.” dedi.

 

Iron Man Bu Konuda Ne Düşünüyor?

The Howard Stern Show’a katılan Robert Downey Jr. da tartışmaya katıldı. Ünlü oyuncu: “Bu filmler sinemalarda gösteriliyor. Onun görüşünü belirttiği için minnettarım çünkü odağa varabilmek için farklı perspektiflerden görüşlere ihtiyacımız var. Ama bu Howard Stern radyocu değildir demekten farksız ve mantıksız.” dedi.

Programın sunucusu Howard Stern’in, “Peki ne demek istedi, bu filmlerin başarısını kıskandığından mı böyle söylüyor?” sorusunun üstüne: “Tabii ki başarıyı kıskandığı yok. O Scorsese. Bu janra filmlerinin nasıl olacağı konusunda söyleyecek çok şey var. Eğer bu işte bir problem varsa, problemin parçası olmaktan oldukça memnunum. Konu sanatın formuyla ilgili. Canavarı yok etmeye gelip, rekabeti bu şekilde ortadan kaldırmaksa harika bir olaydır.” sözlerini kullandı.

Ayrıca RDJ, konuşmanın devamında Stern’in Martin Scorsese hakkındaki yerici düşüncelerine katılmayarak ona ne kadar saygı duyduğunu göstermiş oldu.

 

James Gunn’ın Yorumları

Guardians of the Galaxy filmlerinin ve 2021 yılında çıkacak The Suicide Squad’ın yönetmeni James Gunn, Twitter hesabı üzerinden: ”Martin Scorsese benim için hayatta olan en iyi 5 yönetmenden biridir. İnsanlar henüz izlemeden The Last Temptation of Christ filmini eleştirdiğinde öfkelenmiştim. Şimdi o, benim filmlerimi aynı şekilde yargıladığı için üzüldüm. Scorsese’yi her zaman seveceğim ve sinemaya katkısından ötürü daima minnettar olacağım. Ve Irishman’i izlemek için sabırsızlanıyorum.” açıklamasını yaptı.

 

Joss Whedon da Sessiz Kalmadı

Marvel Sinematik Evreni’nin temel taşlarından olan The Avengers filminin, onun devam filmi Avengers: Age of Ultron’un ve DC’den Justice League filminin yönetmeni olan Joss Whedon Twitter hesabında yaptığı paylaşımda Scorsese’nin açıklamalarından bir alıntı yaptı.

Devamında: “James Gunn’ı düşündüğümde GOTG filmlerine ne kadar yüreğini koyduğunu biliyorum. Martin Scorsese’ye tapıyorum ve onun ne demek istediğini anlıyorum ama…” yazıp Bruce Banner’ın ilk Avengers filmindeki unutulmaz “I’m always angry.” repliğini kullanarak bu duruma sinirlendiğini işaret etti ve Scorsese’nin açıklamalarını içeren bir haberin linkini paylaştı.

 

Scorsese’den İkinci Açıklama

Bu kez The Hollywood Reporter’a konuşan usta yönetmen sözlerini daha net ve keskin hale getirdi: “Bu filmler kesinlikle sinema değil. Bambaşka bir şey. Bu tarz işlerin sinemayı işgal etmesine müsaade etmemeliydik. Sinema salonlarının bu noktada öne çıkması ve anlatmak istediği bir şey olan filmlere öncelik vermesi gerekiyor.”

 

İkinci Açıklamaya İlk Yanıt Waititi’den

3. ve 4. Thor filmlerinin yönetmeni, Thor’un uzaylı kankası Korg’un aktörü Taika Waititi saygı duyulası bir yönetmendir. Özellikle komedi dalında çok yetenekli bir isim olmasının yanında festivallerde gösterilen yapımlara da imza atmıştır. Hatta son filmi Jojo Rabbit geçtiğimiz günlerde ülkemizde Filmekimi’nde gösterilmişti. Çok eğlenceli bir kişilik olmasından kaynaklıdır ki bu tartışmalara Jojo Rabbit için yapılan bir ropörtajda şakayla karışık bir yorumda bulundu: “Artık Marvel Sinematik Evreni’nin ismini değiştirmek için çok geç. Elbette bunlar da sinema. Tüm filmler sizlere yakın salonlarda gösteriliyor. Marvel SİNEMATİK Evreni.”

 

Jennifer Aniston da Marvel’a Karşı

Friends dizisinden tanıdığımız ünlü oyuncu Variety’ye konuştu: “Orada neler olup bittiğini görüyorsunuz, mesele büyük Marvel filmlerine gelince Hollywood küçüldükçe küçülüyor. Bu filmler benden beklenen filmler olmadığı gibi yeşil ekranda yaşamanın meraklısı da değilim. Film sektörü çok değişti. Bence Meg Ryan döneminin geri gelmesini çok isterdik.”

 

Scorsese’nin Son Açıklaması

Bu açıklamayla anlatmak istediklerini daha da anlaşılır hale getirmek isteyen Scorsese: “Korunması gereken şey bir filmi tecrübe etme süreci olmalı. Bunun en ideal versiyonu büyük bir izleyici kitlesiyle olması. Fakat farklı tecrübeler için de yer var. Örneğin lunapark gibi yani Marvel tarzında filmlerle birlikte sinema salonu temalı oyun parklarına dönüşüyor. Bu da farklı bir deneyim çeşidi. ‘Bu filmler sinema değil, başka bir şey’ derken bunu kastediyordum. İsterseniz bunu tecrübe edersiniz, istemezseniz etmezsiniz.”

 

The Godfather’ın Yönetmeninden Destek

Bir diğer usta yönetmen Francis Ford Coppola Martin Scorsese’nin söylediklerine destek çıktı, hatta daha da sert eleştiriler ekledi: “Martin Scorsese Marvel filmlerinin sinema olmadığını söylemekte haklı çünkü sinemadan bir şey öğrenmeyi bekleriz; biraz aydınlanma, biraz bilgi, biraz ilham, bir şeyler elde etmeyi bekleriz. Aynı filmi tekrar tekrar izlemekten kimsenin bir şey elde edebileceğini zannetmiyorum. Martin bu sinema değil derken kibar davranıyordu. Bu filmlerin değersiz olduğunu söylemedi, ki bunu ben şimdi söylüyorum.”

 

James Gunn’dan İkinci Açıklama

Coppola’nın sözlerine katılmayan Gunn, ikinci kez tartışmaya dahil oldu ve şunlardan bahsetti: “Birçoğumuzun büyük babası da gangster filmleri hakkında aynı şeyleri düşünürdü, onlara ‘değersiz’ derdi. Büyük büyük babalarımız da aynı şeyi westernler için söylerdi ve John Ford, Sam Pecpinpah ve Sergio Leone filmlerinin hepsinin birbirine benzediğini düşünürdü. Bir büyük amcama Star Wars’u övdüğümü hatırlıyorum. Cevabı ‘Onu adı 2001’ken izlemiştim ve amma da sıkıcıydı!’ oldu. Süper kahramanlar bugünün gangsterleri, kovboyları, uzaya çıkan maceracıları. Bazı süper kahraman filmleri berbat, bazıları ise güzel. Westernler ve gangster filmlerinde olduğu gibi gibi süper kahraman filmlerinin kıymetini de herkes anlayamayacak, hatta bazı dâhiler bile. Ve bu sorun değil.”

 

Natalie Portman’ın Düşünceleri

Oscar ödüllü yıldız oyuncu, Thor’un ilk iki filminde Jane Foster karakterine hayat vermişti. Avengers: Endgame ile tekrar karşımıza çıkmasının ardından 4. Thor filmi olacak Thor: Love and Thunder filminde Lady Thor olarak yer alacak. Konu hakkındaki The Hollywood Reporter’a yaptığı açıklamaları ise şöyle: “Sinemada her türlü farklı filme yer olduğunu düşünüyorum. Sanat yapmanın sadece tek bir yolu yok. Marvel filmlerinin bu kadar popüler olmasının bir sebebi var. Çünkü gerçekten keyifli bir hikaye sunuyor. İnsanlar işten çıkıp, hayatın zorluklarıyla mücadele ettikten sonra boş zamanlarını keyifli bir şekilde geçirmek istiyor.”

 

Ken Loach da Kervana Katılıyor

İngiliz yönetmen de son filmi “Sorry We Missed You” ile ülkemizde Filmekimi’nde boy gösterdi ve pek şaşılmayacak bir şekilde o da Scorsese’nin tarafını savunanlardan. Bu son filminin tanıtımı kapsamındaki bir röportajda Sky News’e konuşan yönetmen şu sözleri sarf etti: “Marvel filmleri iletişim kurmakla ve hayal gücümüzü paylaşmakla ilgili değil. Büyük bir şirkete kâr sağlayacak bir ürün hazırlamakla ilgili. Piyasa alıştırması yapıyorlar ve bunun sinema sanatı ile ilgisi yok. William Blake’in dediği gibi para söz konusu olduğunda sanat imkânsızdır.”

 

Winter Soldier’dan Saygı Dolu Cevap

MCU’da Winter Soldier(Bucky Barnes) olarak izlediğimiz başarılı aktör Sebastian Stan, Fandemic Tour Houston’daki bir panelde yaptığı yorumlara Martin Scorsese’ye olan saygısını anlatarak başlarken, kendisinin sözlerinden yakınarak bitirdi: “O benim kahramanım olarak gördüğüm yönetmenlerden biri. Onun söylediklerini dilerken bir yandan hayranlarla birlikte zaman geçiriyordum. Bir sürü insan yanıma gelip ‘bu karakter için çok teşekkürler’ veya ‘bu filmin mesajı bana çok yardımcı oldu’ ya da ‘şu film bana ilham verdi’ gibi pek çok yorumda bulundu. Tüm bu yorumları duyduktan sonra Marvel filmlerini insanlara yardımcı olmadığını nasıl söyleyebilirler?”

 

MCU’yu Başlatan Kişiye Ne Demeli?

Iron Man filmi ile Marvel Sinematik Evreni’nin başlangıcına imza atan, aynı yapımda ve devamındaki filmlerde Happy Hogan karakterini canlandıran, Iron Man 2’yi de yöneten Jon Favreu da görüşlerini belirtti. CNBC kanalındaki bir programda yorumlarını dile getiren Favreu, Marvel cephesindeki diğer kişilere göre olaya daha ılımlı bakıyor: “Bu iki yönetmen(Scorsese ve Coppola) benim kahramanım ve kendi düşüncelerini ifade etme hakları var. Onlar muhteşem filmler çekmemiş olsaydı, şu an yaptığım şeyi yapıyor olamazdım. Swingers günlerinden beri benim için bir ilham kaynağı olmaya devam ediyorlar. İstedikleri herhangi bir görüşü dile getirebilirler.”

 

Disney’in CEO’su Çok Kızgın

Bilmeyenler vardır diye söylüyorum, Marvel Stüdyoları belli bir zamandan bu yana Disney’in bir alt şirketi konumunda. Bu da demek oluyor ki Disney’in başındaki kişi aynı zamanda Marvel filmleri hakkında en çok söz sahibi olan kişi demek. Şirketin CEO’su Bob Iger, WSJ Tech Live’da konuştu: “Francis Ford Coppola ve Martin Scorsese en yüksek saygınlık atfettiğim iki kişi ama Francis ‘Bunlar değersiz filmler’ ifadesini kullanıyor, ‘değersiz’; katliam yapmış biri için kullanacağım bir kelime. Bunlar sadece film. Eğer şikayet etmek istiyorlarsa edebilirler ancak dünyada milyonlarca insan Marvel filmlerini sinemada izlemekten büyük bir zevk alıyor. Bu, filmlerde çalışan tüm insanlara yapılmış büyük bir saygısızlık. Black Panther’ı yapan Ryan Coogler’ın herhangi bir şekilde Martin Scorsese veya Francis Coppola’nın filmlerinden birinde yaptığından daha azını mı yaptığını söylüyorsunuz? Hadi oradan. Alın, söyledim.”

 

En Son Yorum Ant-Man’den Geldi

En son dedim ama en güncel demeye çalıştım aslında. Çünkü bu atışmların sonu gelmeyecek gibi görünüyor. Tıpkı Robert Downey Jr. gibi Howard Stern Show’a konuk olan Ant-Man aktörü Paul Rudd, Howard Stern’in “Sen de bu söylemlerden dolayı hakaret olarak algılıyor musun? Sence Marvel filmleri sinema mı? Ant-Man rolünü canlandırman diğer yaptığın filmlerdeki işlerle aynı zorlukta değil miydi?” gibi sorularına şöyle cevap verdi: “Gerçekten kimsenin dediği hiçbir şeyi hakaret olarak algılamıyorum. Bu filmlerin sinema olduklarını düşünüyorum. İnsan ilişkilerine ve karakterlere gerçekten önem veriyoruz. Ant-Man rolünde kızımla olan ilişkim, bir insan olarak süper kahraman olma mücadelem gibi durumlar var. İnsan meseleleriyle uğraşıyoruz. Bu filmler ve bu janra sadece görsel efektlerle dolu aksiyon tecrübelerinden ibaret değil.”

 

Peki Kim Haklı?

Açık konuşmak gerekirse, yazının en başından beri Marvel filmlerini yeren kişiler hakkında ne kadar işlerinin eri olduklarından; sinema sanatına, kültürüne ve külliyatına ne denli katkı yaptıklarından bahsettim. Ancak bu konuda bir çizgi roman sever olarak Marvel filmlerinin bu denli aşağılanmayı hak etmediklerini düşünüyorum. Öbür yandan, genel kitleden birçok kişi ustaların sinemaya olan bakış açısını ve ne anlatmak istediklerini tam manasıyla anlamıyor. Tam anlamıyla “Martin Scorsese yanılıyor” diyemem çünkü anlattığım gibi katıldığım noktalar da var. Bu filmleri icra eden kişilerin açıklamalarında edindiğimiz ipuçları bizi “aslında eleştirilen bazı noktaların herkes farkında” düşüncesine götürüyor. Büyük bir kısmı gerçek mekanlarda dahi çekilmeyen, öncelikleri para kazanmak olan, belli bir formül etrafında yapılmış ve birbirlerine benzeyen filmler izledik Marvel Sinematik Evreni’nde. Ancak tüm bunlara rağmen bu filmlerde kesinlikle sanat icra edildiğini, başarılı yönetmenlerle ve başarılı kastlarla çalışıldığını, kullanılan görsel efekt teknolojileriyle bizlere beyaz perdede farklı dünyaların kapılarının açıldığını ve en önemlisi insan çerçevesinde hikayeler anlatıldığını düşünüyorum. Bu filmler bunu başaramasaydı böylesine büyük kitleleri arkasından koşturamazlardı. Hatta klişe aksiyon bombası filmlere bir yeni soluk getirmekle kalırlardı. Ayrıca ne kadar belli başlı formüller her filmde uygulansa da 23 filmlik bu macerada çok çok özgün işler de izledik. Onlarca karakterin hikayesini anlatıp onları yıllarca çekilen film serilerinin belli noktalarında buluşturma fikri bugüne dek hiçbir şekilde görmediğimiz büyüklükte bir konsept yarattı ve bu git gide daha da büyüyor.

Sonuç olarak, bence bu filmler sinemadır, bu sanatın bir parçasıdır. Kimisi için kötü, kimisi için iyidir ama sinemaya dahildir. Günün sonunda; farklı görüşler iyi ki varlar, iyi ki bizleri yüceltiyorlar diyerek bitirmek istiyorum.

Kategori
FİLM
Kerem Uluçay

Sinefil, amatör yönetmen, koleksiyoner. Eski müzisyen ve basketbolcu. Şu sıralar mühendislik öğrenicisi. Çizgi roman ve tiyatro diğer ilgi alanları.
Yorum yok

Yorum bırak

*

*

BENZER