Evet; Netflix bize büyük bir özgürlük sağlıyor ama THE IRISHMAN nereden, ne şekilde izlenmeli? Bizzat MARTIN SCORSESE cevapladı!

Bu filmin bir ağırlığı var arkadaşlar...

The Irishman, 27 Kasım’da Netflix’teki yerini aldı. Üstat Martin Scorsese’nin yönettiği; başrollerinde Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci gibi üç büyük ustanın olduğu, toplam 433 kişinin rol aldığı, 3 saat 29 dakikalık bir başyapıt var karşımızda. Zaten şu ana kadar saydığım 4 isim filmin ağırlığını anlamak için yeter de artar. E şimdi böyle bir filmi sırf Netflix’te yayınlanıyor diye, o rahatlık bize verilmiş diye tuvaletimizi yaparken akıllı telefonumuzdan izlemeyelim değil mi? Gerçi filmin uzunluğu malum, o kadar tuvalette kalmak size basur olmayı garantiler diye düşünüyorum.

Ne garip bir yazı oluyor şu ana kadar. Martin Scorsese, The Irishman ve basuru aynı içerikte kullanacağım aklıma gelmezdi. Neyse, biz asıl konumuza geçelim. Sosyal medyada The Irishman’in nasıl izlenmesi gerektiği hakkında fikrini belirten çok fazla kullanıcı oldu. Bize sorarsanız bu film en iyi sinemada izlenir. Ancak öyle bir imkan olmadığından iyi konsantre olmalı, telefonları kapatmalı ve olabildiğince ekranın başından ayrılmamalısınız.

Marvel filmlerinin sinema olmadığını söyleyen Martin Scorsese’nin aslında Netflix’e bir film yapması garip geliyor. “Filmler kesinlikle sinema salonlarında izlenmelidir” diyecek bir izlenim uyandırıyor çünkü. Ama inanılmaz bir ekiple inanılmaz bir iş yaptı ve bunu bir internet platformu olan Netflix’e yaptı.

Scorsese, Peter Travers ile Popcorn‘da kendisine yöneltilen “The Irishman’in cep telefonlarından da izlendiğini farkında mısın?” sorusuna şöyle cevap verdi: “Hiç düşünmemiştim. Kesinlikle söyleyebilirim ki geçen 20 tuhaf senede televizyona da sinema salonlarına da filmler yaptım. Ancak asla bir telefon için yapmadım. Nasıl yapılacağını bilmiyorum. Keşke yapabilsem ama nasıl olduğunu bilmiyorum.”

Telefonlar için filmlerin yapılacağını ve ileride mobil cihazları filmlerin saracağını kabul ettiğini söyleyen Scorsese, şunları da ekledi: “Benim bir filmimi veya filmlerimin çoğunu görmek istiyorsan lütfen telefona bakma, lütfen. Belki bir iPad olabilir, büyük bir iPad.”

The Irishman’in uzunluğundan dolayı evde izleyeceklerin vereceği tuvalet molaları veya başka kesintiler hakkında ne düşündüğü sorulduğunda ise şunları söyledi tecrübeli yönetmen: “Bunu anlayabiliyorum. Üç buçuk saatlik bir filmde olabilecek şeyler ve Netflix’ten izlediğimiz için mekan bize bu rahatlığı sağlıyor. The Irishman’in izleyicilerin dikkatinin dağılmayacağı kadar ilgi çekici olduğunu düşünüyorum.”

Amerika’da yaygın olmasa da bazı salonlarda vizyona girdi film. Burada vizyona girse ben gidip sinemada izlerdim. Bunu, evde izlemiş biri olarak söylüyorum çünkü evde ne yaparsan yap dış etkenler dikkatini dağıtıyor. O atmosfere tam giremiyorsun. Martin Scorsese her ne kadar dikkatin dağılmayacağı bir film dese de gayet dağılabilir çünkü bu film anlatmak istediği çok fazla şeyi yavaş yavaş anlatan, acele etmeyen bir film. Siz The Irishman’i izlediniz mi? Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce nasıl izlenmeli?

Ülkemizde de geçen günlerde Tolga Çevik’in yaptığı bir açıklama sonrası böyle bir tartışma doğmuştu. Kendisi tiyatroya saygı duyulması ve eşofmanla gelinmemesi gerektiğini söylemişti, bazı insanlar da bunun eğlenmek için yapılan bir aktivite olduğunu, isteyenin istediği kıyafetle gelebileceğini söylemişti.

İnternet sitesinin ismi “geyik” ile başlayan biri olarak ben bile bu konularda biraz daha saygı tarafından yanayım. Tiyatroya pantolonla giderim, The Irishman’i de televizyondan Netflix açıp izledim. Siz?

Kategori
FİLM
Emirhan Ayyıldız

Spor aşığı. İnternet, dijital medya ve tasarım meraklısı. Hip-Hop bağımlısı. Filmleri, dizileri, teknolojiyi ve gündemi yakından takip eder. Ha, bir de şu an içinde bulunduğunuz sitenin kurucusu.
Yorum yok

Yorum bırak

*

*

BENZER