Cem Yılmaz’ın “Ustalık Eserim” Dediği Karakomik Filmler 2 Nasıl Olmuş?

Aşağıda herhangi bir spoiler yer almıyor…

Cem Yılmaz’ın en yeni filmi “Karakomik Filmler 2” bugün vizyona girdi. Kendisinin “1 biletle 2 film” konseptiyle ortaya çıkarttığı bu seride her bir film birbirinden bağımsız hikayeler anlatıyor. Karakomik Filmler serisinin ilkinde, 2 Arada ve Kaçamak isimli filmler vardı. Onların incelemesi de sitemizde yer alıyor, buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Karakomiklerin ikincisinde karşımızda Deli ve Emanet filmleri var. Buyurun, ilk film “Deli” ile başlayalım.

 

Deli

Konseptin dilinden konuşacak olursak, Deli filmi Karakomik Filmler 2’nin “kara” olan kısmı. Ne kadar güzel espriler barındırsa ve ara ara güldürmekten vazgeçmese de oldukça kasvetli bir durum öyküsü izliyoruz. Filmde bir taksi şoförü olan Güven’in başına gece vakti talihsiz bir olay geliyor ve kendisinin yolu deliler ile kesişiyor. Cem Yılmaz’ın en kompleks işi diyebilirim. Ama bu çok da derin olduğu anlamına gelmesin. Öte yandan anlattığı hikaye oldukça iyi, güzel yazılmış bir finale sahip. Tabii ki orta metraj olup sadece 1 saate sıkışmanın sıkıntılarını yaşıyor. Buna karşın tempo problemleri yok. Genel olarak iyi oyunculuklara sahip, özellikle Özkan Uğur doyurucu bir performans sunuyor. Görüntü yönetimi, prodüksiyon dizaynı ve ses kurgusu Cem Yılmaz yönetmenliğinde oldukça iyi kotarılmış. Kendisinin Deli ve Emanet filmlerine “ustalık eserlerim” demesinin başlıca sebebi bunlar olsa gerek. Çünkü aynı durumlar Emanet filmi için de geçerli. Hatta 2 Arada ve Kaçamak için de. Cem Yılmaz bu dört filmin her birinde farklı şeyler denemiş. Sadece konseptin günümüz sinema düzeni için farklı olması değil, ayrıca film üreten biri olarak kendini evirdiği yön de farklı. Bu açıkçası beni tatmin ediyor. Peki Deli çok iyi bir film mi? Hayır değil. İyi bir film mi? Bence görülmeye değer.

 

Emanet

Emanet, Deli’ye göre çok daha deneysel bir film kanımca. Uzun süre sonra dans etmeye tekrar başlamış orta yaşlı Birol abimiz Yetenek Sizsiniz’e katılmaya karar veriyor. Bu süreçte hem bu yarışmayla hem bir evlilik programıyla hem de TV’de dedektiflik oynanan bir programla yolu kesişiyor kendisinin. Günümüzde insanların televizyonda ne türlü zırvalara maruz kaldığını çok güçlü ve komik bir finalle anlatıyor Emanet filmi. Bunu süslü, gizemli veya espri yapmaya çalışarak yapmıyor. Tüm bunların aksine ortadaki durumu tüm sadeliğiyle veriyor seyirciye. Sizi televizyonun karşısına oturtuyor ve adeta tanık olun diyor. Tahminimce bu çoğu seyirciye başarılı bir şekilde geçmeyecektir ama bana çok keyifli geldi. Ancak maalesef finale gelinene dek hikaye çorbaya dönüyor. Tam bu noktada “deneysellik” olarak nitelendirdiğim durum devreye giriyor. Ne kadar anlatmak istediği şeyi sonuyla verebilse de hikayenin kurulum sürecinde kimi zaman beklenmedik kimi zaman manasız noktalara başvuruluyor. Ayrıca bu filmle “Karakomik” konsepti dejenere oluyor. “Komik” olan kısım olmasına rağmen oldukça “kara” bir yöne de uğruyor film. Ve kesinlikle “bu filmi izleyelim kanka, az güleriz” düşüncesine hizmet etmiyor. Ben bundan hiç rahatsız olmadım, aksine hoşuma gitti. Öbür yandan ise bu durum Emanet filminin iyi bir komedi filmi olmasını engelliyor diye düşünüyorum.

 

Sonuca bağlarsak, Karakomik Filmler 2 güzel bir yapım. İzlemeye değer, sinemada görürseniz hiçbir şey kaybetmezsiniz. Ancak doğru beklentilerle gidilirse daha sağlıklı olacaktır, hatırlatmakta fayda var.

Kategori
FİLMİNCELEME
Kerem Uluçay

Sinefil, amatör yönetmen, koleksiyoner. Eski müzisyen ve basketbolcu. Şu sıralar mühendislik öğrencisi. Çizgi roman ve tiyatro diğer ilgi alanları.
Henüz yorum yok

Yorum Bırak

*

*

Twitter çok güzel, gelsene!

BENZER