“ÖZENDİRME” davalarını görünce film ve dizilere de sansür gelmesi gerektiği yorumunu yapan tayfa, bi’ bakın buraya!

Bu konu çok saçma noktalara gitmeye başladı artık...

Bu konu üzerine yazmayı çok düşündüm ancak bir türlü olmadı bugüne kadar. Yazmamamın sebepleri arasında da başıma bir şeylerin gelebileceği vardı mutlaka. “Bu kadar da pimpirikli olunur mu?” demeyin. Gördük ki en basit örnek bile 5 yıl hapis cezası alabiliyor. O yüzden ben en baştan uyarımı yapayım: Uyuşturucu kötü bir şeydir. Kullanmayın, kullanan gördüğünüzde uzak durun, satıcısını gördüğünüzde şikayet edin.

Evet, başlayalım. Ülkemizde son yıllarda rapçilerle başlayıp sosyal medya fenomenleriyle devam eden popüler bir dava var, o da “uyuşturucuya özendirme” davaları. Bu davadan dolayı Ezhel ve Khontkar içeride kısa süre de olsa yattı, birçok rapçi gidip ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Sosyal medyada da yayınladıkları içeriklerden dolayı hapis cezası alanlar veya yine ifadeden sonra serbest kalanlar oldu. En son örneği de, Pablo Escobar ile ilgili tweetinden dolayı “uyuşturucuya alenen özendirme” iddiasıyla 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Pucca isimli sosyal medya fenomeni oldu. Beni de bu yazıyı yazmaya iten olay bu karar oldu esasında.

Kararın saçmalığını bir kenara bırakalım çünkü bugünkü konumuz başka. Biz her konudan içerik üretiyoruz ancak ana konumuz filmler ve diziler oluyor. Bu bağlamda, konuya o açıdan bakıyor olacağım bu yazıda. Türk sinema ve dizi sektörünün gelişmesini çok isteyen, kendi dilinde olan yapımları izlemekten ayrı keyif alan biri olarak bu yazıyı yazmak benim için şarttı.

Siz de özendirme davalarının ve kararlarının paylaşıldığı gönderilerin altındaki yorumlara bakıyorsunuzdur. Gördüğünüz yagâne yorum, “Madem ona bu cezayı verdiniz, o zaman dizilerde de silahı-uyuşturucuyu yasaklayacaksınız!” oluyor muhtemelen. Ve bunu söyleyen insanların yorumlarına binlerce beğeni geliyor.

Bu kadar kötü, bu kadar saçma, bu kadar geri kafalı bir düşünce yok arkadaşlar. Hukuk, emsal ile yürüyen bir şey. Bundan dolayı “O dizilere hiçbir ceza verilmiyorsa, şarkılara veya espri olan tweetlere de verilemez” yorumunun sonuna kadar destekçisi olurum. Ancak o yasaklanıyorsa bu da yasaklansın nedir ya?

Zaten RTÜK’ün saçma sapan sansürlerinden bıkmış, doğru dürüst Türk dizisi izleyemeyen insanlarız; şimdi de başımıza bu çıktı. Biz çok daha fazla şeyin serbest olması gerektiğini savunurken, yok mafya dizileri yasaklansın, yok uyuşturucu gösterilmesin.

Bu konuda Çukur dizisine inanılmaz eleştiri geliyor. Silaha, kavgaya, şiddete özendirdiği söyleniyor. Çukur dizisinin kaliteli olup olmadığı başka bir konu, ancak hangi Netflix veya HBO dizisinde bunlar yok?

Hangimiz Breaking Bad veya Narcos izleyip uyuşturucuya özendik? Hangimiz Game of Thrones izleyip ensest ilişkiye özendik? Hangimiz La casa de papel izleyip de bir yerleri soymaya kalktık? Bu örnekler saymakla bitmez. İyi ya da kötü, her dizi bir sanat eseri olarak geçer. Ve sanat eserlerinde kurguya başvurulabilir. Bu, müzik için de geçerlidir.

Anayasamızın 27. maddesi olan “Bilim ve Sanat Hürriyeti”nde de aynen şu ifadelere yer verilmekte:

“Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın birinci, ikinci ve üçüncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.”

Böyle bir madde varken, isteyen istediğini yapar çünkü sanat insanın oluşturduğu bir kurgudan ibarettir. Gerçek hayat değildir.

Nasıl bir zihniyet ki, hem Türk dizi sektörünün gelişmesini istiyor hem de silahın veya başka şeylerin kötü örnek oluşturduğunu ve yasaklanması gerektiğini söylüyor?

Şimdi bunları anlatmam, her şeyin de serbest olmasını istediğim anlamına gelmesin. Bazı değerler var ki, kurgu demekle geçiştirilemez ve kabul edilemez. O pedofili içeren kitabın satırlarını hepimiz içimiz acıyarak okumuştuk. Zaten ona sanat da denmez, o ayrı mesele.

Geçtiğimiz günlerde bir diziye şiddete özendirdiği gerekçesiyle dava açan bir şahıs gördüm haberlerde. Olayı bir üst boyuta taşıyanlar da yok değil anlayacağınız.

Neyse, gelelim sadede. Bazı şeylerin sansürlenmemesini istemeniz normal, ama bunu başka bir şeyin de sansürlenmesi gerektiğini söyleyerek savunamazsınız. Yoksa siz haksız duruma düşmüş olursunuz. Eğer çocukların kötü etkilendiğini düşünüyorsanız, yine yanılgıya düşmüş birisiniz demektir. Yapanlar belirtmediği sürece, hiçbir dizi veya filmin çocuklar için yapıldığı söylenemez. Sadece çocukların izlemesi için yapılanlar da kendini çok net belli eder. Çocukların ne izleyeceğine karar verme sorumluluğu da ebeveynlere aittir. Bundan dolayı film ve dizilerde yaş sınırı var. Çocuğunuzun her şeyi izlemesine müsaade edip sonra kötü etkilendiğini söylemek gibi bir hakka sahip değilsiniz. Özendirmek hatta alenen özendirmek denen şey; direkt olarak size bir şeyi yapmanızı, o şeyin çok güzel bir şey olduğunun söylenmesidir. Eğer bu konuyu bu şekilde ele almazsak, Müslüm Baba’yı, “Yakarsa dünyayı garipler yakar” sözünden dolayı toplumda kendini “garip” olarak sınıflandıran şahısları ayaklandırıp dünyayı yakıp yıkmaya “özendirdiği” ile suçlamamız gerekir.

Sırf iki beğeni/retweet alacaksınız diye bu sektörü, ülkemizi geriye götürecek söylemlerde bulunmayın. O paylaşımlar çok fazla insana ulaşıyor ve asıl siz insanları bu konuda saçma sapan düşünmeye özendiriyorsunuz!

Eğer bu çağdışı düşünceye sahip arkadaşlarınız varsa, bu yazıyı onlara da göndermenizi rica ediyorum. Umarım bazı insanların yanlış düşüncelerini düzeltmelerine yol açmış oluruz bu vesileyle. Zararın neresinden dönerseniz kârdır. Sosyal medyada dizilere veya filmlere sansür gelmesi gerektiğini söyleyenlere tepkinizi sert bir şekilde göstermenizi rica ediyorum. Hem de bu tepkiyi, o diziyi sevmeseniz bile gösterin. Bugün sevmediğiniz diziye gelen sansür, yarın sevdiğiniz diziye de gelir. Kendinize iyi bakın!

Kategori
DİZİDOSYAFİLM
Emirhan Ayyıldız

Spor aşığı, internet ve dijital medya meraklısı, popüler kültür sever. Ha, bir de şu an içinde bulunduğunuz sitenin kurucusu.
Yorum yok

Yorum bırak

*

*

BENZER