NEW YORK TIMES soruyor: NETFLIX, Türk dizilerini dünyaya taşıyabilir mi?

Asalım mı bayrakları?

Netflix’in ilk orijinal Türk yapımı olan Hakan: Muhafız, global ismiyle The Protector, 14 Aralık’ta platformdaki yerini aldı. Kimi çok beğendi kimi hiç beğenmedi kimi ufak tefek sıkıntılar dışında güzel olduğunu söyledi. Ancak dizinin sürükleyiciliği konusunda kimse farklı bir şey düşünmedi. Daha önceki içeriğimizde yabancıların Hakan: Muhafız’la ilgili ne düşündüğünü derlemiştik, ona da buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Dizi öyle ya da böyle uluslararası medyada da kendine yer buldu. Tabii ki bu yankı, zaten çok fazla ülkeye satılan Türk dizilerinin tüm dünyaya yayılıp yayılmayacağı fikirlerini akla getirdi. Bununla alakalı New York Times muhabiri Alex Marshall’ın kaleme aldığı yazıya denk geldik ve sizinle de paylaşmak istedik.

Yazı, 47 yaşındaki Nahid Akhtar isimli kadının Londra’daki evinin koltuğunda otururken televizyondan Netflix’i açıp Hakan: Muhafız’ı izlemesi ve bu sırada bağırıyor olmasını anlatarak başlıyor.

Nahid Akhtar bağırıyor: “Lütfen babasını öldürmeyin!”. Türk dizilerinin çok büyük hayranı olan Akhtar, Hakan’ın babasının ölümünden bir önceki sahnede bunu söylüyor ve şöyle ekliyor: “Türk dizilerinde çok fazla öksüz kahraman oluyor. İzlediğim dizilerde ana kahramanın iki ebeveyninin de yaşadığını görmedim.”

Hakan’ın ağladığı sahnede ise Akhtar şunları söylüyor: “İşte sevdiğim bir yanı da bu. Diziler çok fazla duygu yüklü oluyor.”

İstanbul’un Çağatay Ulusoy’la beraber başrolde olduğunu söylesek yanılmayacağımız The Protector’da, Hakan isimli sıradan bir gencin süper güçleri olduğunu fark etmesi ve bununla başa çıkıp ona yüklenen sorumluluğu yerine getirmeye çalışırken bir yandan da aşkı buluşunu seyrediyoruz.

Makaleye geri dönelim. Alex Marshall, Hakan: Muhafız’ın, Türk dizilerinin nasıl dünyaya yayıldığının son kanıtı olduğu söylüyor ve ekliyor: “Türkiye’de her akşam tek bölümü en az 2 saat olan romantik, aile kavgası içeren veya mafyaların anlatıldığı diziler seyirciye sunuluyor. Hakan: Muhafız’ın ise bir bölümü 40 dakika.”

“Bazı diziler ülkede yükselişte olan milliyetçilikle ilişkili olurken; bazıları da tarihi figürleri alkol alırken veya cinsel ilişkiye girerken gösterdiği için muhafazakarı sinirlendiriyor.”

“Diziler özellikle Orta Doğu ile Latin Amerika’da fenomen haline geldi ve “Türk yumuşak gücü”nün sembolü olarak politik anlaşmazlıklarda da koz olarak kullanılıyor. Suudi Arabistan merkezli yayın yapan MBC, Türkiye’nin Katar’a desteğine karşılık olarak 1 Mart’ta Türk dizilerini bir anda yayından kaldırdı.”

Sonrasında da Türk dizilerinin Avrupa’da yayılmaya başladığını söylüyor.

“Bu yıl, Fatmagül’ün Suçu Ne? adlı dizinin dublajlı halinin İspanya’da Latin Amerika pembe dizileri yayınlayan küçük bir kanalda 1 milyon izlenmeye ulaştı. Bulgaristan ve İsveç’te de benzer başarılara ulaşan Türk dizileri görmek mümkün.”

Gazeteye konuşan, TV dağıtımcısı Ecchorights şirketinin genel müdürü Fredrik af Malmborg sadece Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD’nin Türk dizilerine karşı direnmeye devam ettiğini söylüyor, “Türk dizileri ailevi konular ve ahlakla alakalı. Biraz muhafazakar ve eski moda ama alaycı değil.”

Yazı daha çok şey anlatıyor ancak şu kısmı da ilginç olduğu için eklemek istedim: Alex Marshall, tekrar Nahid Akhtar’a dönüyor ve Akthar’ın söyledikleri gerçekten ilginç.

“Eğer karakterler öpüşürse, dizi ceza alabiliyor. (RTÜK, toplumu kötü örnek olacak davranışlara ceza veriyor). Dizinin fanları olarak aralarında para topladılar ve ‘Sen karakterleri öpüştür, biz cezanın parasını öderiz’ dediler. Alkol her zaman sansürleniyor ancak cinayetler gösteriliyor, onda bir problem yok.”

Dediğim gibi yazı çok uzun. Ancak ben büyük bir kısmını çevirdim. Eğer tamamını okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. Siz ne düşünüyorsunuz? Türk dizileri süresi kısalsa ve Netflix’teki gibi biraz daha özgür olsa; Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD’de dahil olmak üzere tüm dünyaya yayılabilir mi?

Kategori
DİZİ
Emirhan Ayyıldız

Spor aşığı. İnternet, dijital medya ve tasarım meraklısı. Hip-Hop bağımlısı. Filmleri, dizileri, teknolojiyi ve gündemi yakından takip eder. Ha, bir de şu an içinde bulunduğunuz sitenin kurucusu.
Henüz yorum yok

Yorum Bırak

*

*

Twitter çok güzel, gelsene!

BENZER

  • 2020 Emmy Ödülleri’nde kazananlar belli oldu!

    COVID-19 pandemisi nedeniyle hiç olmadığı kadar farklı olan 2020 Emmy Ödülleri‘nde kazananlar belli oldu. Jimmy Kimmel‘ın sunuculuğunu yaptığı ödül töreni, sınırlı seyirci karşısında yapıldı ve kazananlar evlerinden online şekilde...
  • WANDAVISION’dan ilk fragman yayında!

    Disney‘in Netflix‘e rakip olması beklenen platformu Disney+‘ın ilk orijinal işlerinden olan WandaVision‘dan ilk fragman dün gece yayınlandı. Benim cehaletimse kusura bakmayın ama ben dizinin müzikal kıvamında ilerleyeceğini düşünmüyordum. Diziden...
  • BluTV’nin HARİKA dizisi YARIM KALAN AŞKLAR!

    Geçtiğimiz gün bir arkadaşımın tavsiyesi ile BluTV‘nin geçen hafta ilk bölümü yayınlanan Yarım Kalan Aşklar isimli dizisini izledim. Tanıtımına, afişlerine vs. rastlamıştım zaten. Zevkine güvendiğim bir arkadaşımdan da tavsiye...
  • AMAZON PRIME, inanması güç bir ücret ile TÜRKİYE’de!

    Amazon, bir süredir ülkemizde internet sitesiyle Trendyol, Hepsiburada gibi oluşumlara rakip olarak faaliyet veriyordu bildiğiniz gibi. Bugün detayları açıklanan Amazon Prime‘ın da oyuna girmesiyle işler büyüyor. “Amazon Prime, Amazon’dan...