DAREDEVIL – İKİNCİ ADAM çizgi roman incelemesi: BENDIS DÖNEMİ BAŞLIYOR!

Bendis dönemini başlatan İkinci Adam cildini inceledik...

Çizgi roman tarihinde birçok karakterin yazar ve çizerleriyle anıldığı bir dönem vardır. Bu dönem o kadar sevilir ve ilgi odağı olur ki bu tarihten sonra çıkan eserler için mihenk taşı veya ulaşılması gereken bir hedef olur. Bu yazıda inceleyeceğimiz Daredevil – İkinci Adam cildi işte öyle bir dönemin başlangıcı.

Bendis dönemi, Daredevil’ın günümüzde bu kadar sevilmesinde ve karakter gelişimde büyük bir rol oynamıştır. Günümüzde Brian Michael Bendis ismini duyunca bir miktar burun kıvırabilirsiniz ama emin olun bundan çok uzak olmayan tarihlerde muhteşem işler çıkardığını unutmamak gerekir.

Bendis’in, 5 Eisner ödüllü bir yazar olduğunu ve özellikle benim çok sevdiğim 2004 yılında başlayan The New Avengers serisi ile onunla paralel giden Secret War, House of M, Secret Invasion, Siege hikâyelerinin yazarı olduğunu belirmek gerekir. Yazar, 2017 yılında Marvel ile yollarını ayırıp DC için çalışmaya başladı. Action Comics ve Superman serilerini yazarlığını üstlendi ve halihazırda bu serilere devam etmekte. Yazarın hayat ve kariyer hikâyesi ile ilgili yazacak çok şey var ama biz ana konumuza geri dönelim.

Daredevil’ın 1998 – 2011 arası yayınlanan bu serisinin ilk 8 sayısı Kevin Smith, sonraki 7 sayısı ise David Mack tarafından yazıldı. 16. sayı itibariyle David Mack’in çizerliğe geçmesi ile Bendis yazar koltuğuna oturdu. 4 fasikül süren ilk hikâyeden sonra araya Bob Gale’in yazdığı 6 fasiküllük bir başka hikâye arkı daha girdi. Bu ciltin ilk fasikülü olan 26. sayı ile birlikte Bendis dönemi tam anlamıyla başladı ve 81. sayıya kadar sürdü. 82. Sayıyla birlikte bir başka önemli dönem olan Ed Brubaker dönemine geçiş yapıldı.

Bir çizgi romanın hikâyesi ne kadar iyi olursa olsun çizimleri ve dolayısıyla çizeri de önemlidir. Daredevil’ın 26. sayısının bir başka önemli noktası da çizer Alex Maleev’in seriye dâhil olması. Hikâyenin görsel anlatımına büyük bir katkı sağlayacak çizerin Bendis ile olan bu ortaklığının, yazar ve çizer uyumunun en güzel örneklerinden biri olduğu su götürmez bir gerçek.

Hikâyeyi anlatmaya başlamadan önce cildin ilk fasikülünden spoiler vereceğimin uyarısını yapayım. İlk sayfada karşımıza çıkan Samuel Silke, Chicago’yu mesken tutmuş bir mafya babasının oğlu. Sonradan öğreneceğimiz nedenlerden dolayı yolu New York’a düşmüş ve babasının arkadaşı olan Kingpin’in yanında çalışmaya başlar. Fakat yerinde rahat duramayan ve gözü yükseklerde olan Silke, gözünü Kingpin’in koltuğuna diker. Kingpin’in himayesindeki mafya babalarının aklını çelip Kingpin’e komplo kurar. Roma İmparatoru Jül Sezar’a düzenlenen suikast gibi bu mafya babaları tarafından bıçaklanır ve ölüme terk edilir.

Bir taraftan Matt Murdock ise büyük bir şirkete açılmış olan davayı kazanır ve duruşmanın geçtiği mahkemeden çıkarken basının yoğun ilgisiyle karşılaşır. Basın toplantısından çıktığı sırada ise insanüstü güçleri olan bir suikastçı tarafından saldırıya uğrar. Yanında bulunan Foggy dâhil birçok insan bu saldırıda yaralanır hatta ölenler olur. Ardı ardına yaşanan bu olayların bağlantısı nedir? Kingpin’den sonra organize suç âleminin yeni lideri kim olacaktır? Bu soruların cevabı bu ciltte yer almakta.

Genel olarak aksiyon dozu orta şeker demek doğru olur. Diyaloglar çoğu zaman kısa ve anlaşılabilir hatta bir fasikülde hiç diyalog yok. Bu da okuma hızınızı artırmakta ve konuyu daha kolay anlamanızı sağlıyor. Bir taraftan çizgi romana “Nereden başlayacağım?” diyenler içinde doğru bir adres.

Çizimlerden bahsetmek gerekirse Alex Maleev muhteşem bir iş çıkarmış. Hikâyenin karanlığına eşdeğer tonda çizimlerde, gerçeğe yakın bir üslup görmek mümkün. Gölgelendirmelere bolca yer verilirken panel içinde arka fon detayları belli belirsiz çizilmiş. Ön planda olan aksiyona güzel eşlik etmekte. Maleev, serinin kapak çizimlerini de kendi yapmış ve vurucu kareler oluşmuş. Kapakların dijitalini bulup bilgisayara veya telefona arka plan yapın derim. Özellikle bir fasikülün sadece çizimlerden ulaşması ve yazısız da birçok şeyin anlatılabileceği yönünde örnek oluşturması muazzam. Bu arada unutmadan renklendirmede Matt Hollingsworth’un işçiliğini de övmek lazım. Çizer ve yazarın oluşturduğu kasvetli havaya uygun renk tonları kullanması ortaya çıkan eseri daha da şahlandırmış.

Cildin sonunda hikâyenin geldiği nokta o kadar kritik ki bir sonraki cilt olan İfşa’yı hemen okumak isteyeceksiniz. Onun için alışveriş yaparken iki cildi bir arada almanızı öneririm. Arkabahçe tarafından 10 cilt halinde Türkçeye kazandırılan çizgi romanın tüm ciltleri basılmış durumda. Okumak isteyenler için bir uyarı: İkinci Adam’ın ilk baskısının Ağustos 2014’de olduğu düşünülürse ilk birkaç cildi bulmak için acele etmenizi tavsiye ederim. Daredevil – İkinci Adam hikâyesi 6 fasikülün bir araya geldiği bir ciltten oluşmakta.

Arkabahçe baskısından bahsetmişken çevirisini Burç Üner’in, düzeltisini ise İlke Keskin’in yaptığını belirteyim. Bu ikili birçok çizgi romanın Türkçeye kazandırılmasında büyük rol oynamaktalar ve çok başarılı işlere imza atmaktalar.

Türkçe baskının ilk sayfasında Daredevil’ın hakkında kısa bir tanıtımı yapılmakta. Bu sayede ilk kez Daredevil çizgi romanı okuyacak ve hakkında bir bilgiye sahip olmayanlar için güzel bir başlangıç olacaktır. Orijinal dillinde okumak isteyenler de dijital olarak Marvel Unlimited’den ulaşabilirler. Orijinal baskıları için çizgi roman dükkânlarına sorup getirip getiremeyeceklerini öğrenebilirsiniz.

Bu cildin incelemesini video olarak izlemek için buraya tıklayarak Burak Arkan YouTube kanalına gidebilirsiniz.

Kategori
ÇİZGİ ROMAN
Burak Arkan

Çizgi roman okuyucusu, Star Wars ve Batman delisi. Dizi izlemekten, film izlemeye zaman ayıramaz. Başlayıp bitiremediği bir sürü oyun varken yenilerini denemekten çekinmez. Tam zamanlı işinden ve bir buçuk yaşındaki oğlundan arta kalan zamanlarda bunları yapması ise alametifarikasıdır.
Yorum yok

Yorum bırak

*

*

BENZER