MADEM ORKSUN ALEM KORKSUN: Netflix’in yaptığı en yüksek bütçeli film “Bright” incelemesi!

Netflix'in yeni filmi Bright hakkında...

Netflix’in bu güne kadar yapımcılığını üstlendiği en yüksek bütçeli filmi olan Bright geçtiğimiz günlerde izleyicilerle buluştu. Filmin genel incelemesine geçmeden bu filmin internet yayıncılığı ve internet üzerinden yayın yapan platformlar ile ilgili bir milat olduğunu vurgulamak isterim.

Sadece internet üzerinden yayın yapan bir platformun, bir filme 90 milyon dolarlık bir bütçe ayırması bundan birkaç yıl önce akla çok yatkın değildi. Günümüz eğlence ve film sektörünün geldiği noktaya bakarsak Bright ve türevlerinin daha da çoğalacağını söylemek mümkün. Özellikle satın alma alışkanlıklarımızı değiştirme noktasında, sahiplenme yerine abonelik süresi boyunca filmleri sınırsız izlemek (Müzik dinlemek de buna dâhil) cazip gelmeye başladı. Bright yüksek bütçeli yapımların da artık sadece sinema salonlarıyla sınırlı olmayacağını gösteriyor bize.

Filme gelecek olursak. İlk fragman yayınladığı zaman, Yüzüklerin Efendisi serisinden aşina olduğumuz Elfler, Orklar ve Periler’in günümüz dünyasında var olmaları ilgi çekmişti. Hatırladığım kadarıyla bu konseptte bir film veya dizi önceden çekilmemişti. Bu ırkların ve insanların arasındaki ilişki ve bunun hikâye anlatımındaki yerinin nasıl olacağı merakımı ziyadesiyle çekmişti. Filmde bu ilişki daha doğrusu çatışma Orklar ile İnsanlar arasında iyi verilse de, Elfler’in bu denklemde konumlarına pek değinilmiyor. Orklar, Amerika Birleşik Devletleri özelinde Afrika kökenlileri temsil ederken, ikinci sınıf vatandaş ezilen ve hor görülüyorlar. Burada iki bin yıl önce yaşanan bir olayın etkisinin ve yaratığı düşmanlığın devam ettiği söylenirken daha fazla bir bilgi verilmiyor.

Ana karakterlerimizden biri olan Nick’in (Joel Edgerton) polis teşkilatına alınan ilk Ork olması ve bunun yarattığı gerilim, filmin ilk kısmının konusu olarak karşımıza çıkıyor. Joel Edgerton için bir parantez açmak gerekirse, bir oyuncuyu en çok zorlayacak olan yüzünü kullanamama durumuna rağmen çok başarılı bir iş çıkarıyor. O kadar maske ve makyajın altında bile mimik ve jestleriyle karakterin ruh halini seyirciye geçirebiliyor.  Nick, hayali olan polislik mesleği için kendi ırkını karşısına alırken, insanlarda onu polis teşkilatında görmekten pek memnun değiller. Ortağı Daryl (Will Smith) de bu durumdan şikâyetçi. Eşinin ve diğer polislerin, bu ortaklığı bitirmesi yolundaki baskısı Nick ile olan ilişkisini kötü yönde etkiliyor. Will Smith’in oyunculuğu için tek bir şey söyleyebilirim: Bildiğiniz Will Smith…

Filmin ilk kısmında anlatılan bu hikâye eksiklerine karşı bizi filmin içine çekerken filmin ana konusu olan ve neredeyse ortasından sonra anlatılan büyük güçlere sahip olan Asa ve onu kullanmaya kadir olan Brightlar’ın (Seçilmiş Kişiler) hikâyesi çok yüzeysel verilmiş. Asanın peşinde koşturan birçok İnsan, Ork ve Elf’in yanında onu yanlış ellere geçmesine engel olmaya çalışan Daryl ve Nick’in yanına bir Elf olan Tikka (Lucy Fry) da katılıyor. Bu kısımdan sonra aksiyon durmak bilmiyor. Görsel kalite ve aksiyon konusunda yönetmen David Ayer (Suicide Squad’ın da yönetmeni) iyi iş çıkarmış. Aksiyon sahneleri tatmin edici derecede kaliteli fakat bu kısımda daha fazla görmeye başladığımız karakterlerin alt yapıları ve motivasyonları üzerinde hiç durulmuyor ve hikâye sığ bir hal alıyor. Özellikle kötü karakterler ve onların geri döndürmeye çalıştıkları Karanlık Lord hakkında bilgi edinemiyoruz. Bu da filmi ortalama bir aksiyon filminden öteye taşıyamıyor maalesef.

Konuyu toplamak gerekirse görsel olarak iyi, oyunculukları fena olmayan, fakat potansiyeli yüksekken hikâye anlatımında yaşanan sıkıntılardan dolayı sıradan kalan ortalama üstü bir film karşımıza çıkıyor. Yazının başında bahsettiğim gibi yalnızca dijital bir platformda yayınlanması ve öncü olması sebebiyle bile seyredilir.

Bu arada Netflix’in Bright için Türkiye’ye özel olarak hazırladığı muhteşem tanıtım videosunu da aşağıya bırakıyoruz. Hem bu yazının başlığının nereden geldiğini de daha iyi anlamış olursunuz.

Kategori
FİLM
Burak Arkan

Çizgi roman okuyucusu, Star Wars ve Batman delisi. Dizi izlemekten, film izlemeye zaman ayıramaz. Başlayıp bitiremediği bir sürü oyun varken yenilerini denemekten çekinmez. Tam zamanlı işinden ve bir buçuk yaşındaki oğlundan arta kalan zamanlarda bunları yapması ise alametifarikasıdır.
Yorum yok

Yorum bırak

*

*

BENZER